Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
32130
post-template-default,single,single-post,postid-32130,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

YAPIMI 99 YIL SÜREN SARAY: İSHAK PAŞA SARAYI

Doğu Anadolu’nun dağları arasında yükselen İshak Paşa Sarayı, ilk bakışta bir kartal yuvasını andıran görünümüyle ziyaretçilerini etkiliyor. Osmanlı mimarisinin Anadolu’daki seçkin örneklerinden biri olan bu yapı, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor. Türkiye’den ve dünyanın dört bir yanından gelen yolcuların rotasında bulunan İshak Paşa Sarayı’nın öne çıkan özelliklerini sizin için derledik.

1#

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinin 7 kilometre doğusunda, bir dağın yamacındaki tepe üzerine kurulan sarayın inşasına Çıldır Atabeklerinden Çolak Abdi Paşa tarafından 1685’te başlamıştır. Saray, aynı soydan gelen Küçük İshak Paşa zamanında, 1784’te tamamlanmıştır. Osmanlı’nın doğu sınırında konumlanan bu yapı hem yönetim merkezi hem de güvenlik karakolu olarak görev görmüş; sivil ve askerî işlevleri bir arada barındıran kapsamlı bir kompleks olarak tasarlanmıştır.

2#

Yaklaşık 7.600 m²’lik alana yayılan sarayın bazı kısımları tek veya iki, bazıları ise bodrum dâhil üç katlı olarak inşa edilmiş ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci avlu, ziyaretçiyi karşılayan kamuya açık alanlar ile geçiş mekânlarını içerir. İkinci avlu, yönetim işlerinin yürütüldüğü ve sosyal yaşamın şekillendiği merkez konumundadır. En içte yer alan harem ve özel yaşam alanları ise, aile bireylerine ayrılmış mahrem mekânlarından oluşur.

3#

Sarayın yapımında kesme taş kullanılmış; taşların doğal kırmızı, sarı ve gri tonları tercih edilerek yapıya estetik bir görünüm kazandırılmıştır. Duvar kalınlıklarının 1 metreyi aşması, sarayın Doğu Anadolu’nun sert iklimine uygun şekilde inşa edildiğini göstermektedir. En dikkat çekici teknik özellik ise, dönemin çok ilerisinde sayılabilecek zemin altı ısıtma sistemidir. Bu sistemde ocaklarda ısıtılan hava, duvar içi ve zemin altındaki kanallar aracılığıyla odalara dağıtılarak mekânların ısınması sağlanmıştır.

4#

Barok, Selçuklu ve İran üsluplarının bir arada kullanıldığı süslemeler, girişteki taç kapıdan pencere nişlerine, cami mihrabından minbere kadar her köşede kendini gösterir. Osmanlı Dönemi’nde Ağrı’da inşa edilen en büyük ve en önemli mimari eser olan İshak Paşa Sarayı’nın duvarlarındaki yazıtlar ve kitabeler ise yalnızca süsleme unsuru değil, aynı zamanda inşa süreci ve dönemin yöneticilerini belgeleyen tarihî kayıt niteliği taşır.

5#

Sarayın tek kubbeli camisi, iki renk taşla örülmüş minaresiyle dikkat çeker. Bugüne en sağlam şekilde ulaşan bölüm olan cami, sarayın tarihî izlerini günümüze taşır. Kıble duvarının dışında yer alan türbe ise muhtemelen Abdi Çolak Paşa ile İshak Paşa ve yakınları için inşa edilmiştir. Geometrik ve bitkisel motiflerle süslenen bu alan, ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken bölümlerden biri olarak öne çıkar.

6#

Yapımı 99 yıl süren saray, Doğubayazıt’a yalnızca 7 kilometre uzaklıkta yer alır. Adım attığınız anda taş işçiliğinin detaylarını ve tarihî dokuyu hisseder, avlular arasında dolaşırken sarayın konumu ve manzarasıyla bütünleşirsiniz. Anadolu’da günümüze ulaşabilen tek saray yapısı olarak kabul edilen bu eseri, videoda da izleyebilirsiniz.

 209 okunma

Derya Ülkar